
John Collier (1850 – 1934)
İngiliz pre raphaelist Ressam John Collier 1850’de Londra’da doğdu. Sanatçı ünlü avukat Sir Robert Perret Collier’in oğludur. Londra’da Slade School of Art’da Edward Poynter ile çalışan Collier burada çalışmaları üzerinde ciddi bir etkisi bulunan Sir Lawrence Alma-Tadema ile tanışmıştır.
Daha sonra Münih’e taşınan sanatçı burada da Jean Paul Laurens çalışmıştır. Portre çalışmaları yapan sanatçı kurucularından olduğu Royal Society of Portrait Painters grubunda oldugu gibi Royal Institute of Oil Painters grubunda da yer almıştır. İlk sergisini de 130 yakın eseriyle Royal Academy of Arts’da açmıştır. Eserlerinde tarihi mekanlar içinde teatral pozlar veren kadınlara yer vermiştir.
Collier’ın din ve etik hakkındaki görüşleri Thomas ve Julian Huxley’nin görüşleri ile karşılaştırılmaktadır. Dinden ayrı olarak etik ile ilgilenmiştir, “Etiğin dinin yerini alacağı bir zamanı sabırsızlıkla bekliyorum.” demiştir. Ahlakın sezgiselliğinin içten bir nezaket dürtüsüne indirgenebileceğini düşünmektedir. Etik hakkındaki görüşleri, Huxley’in agnostisizmine çok yakındır.
Collier 1934’te öldü. Ulusal Biyografi Sözlüğünde (1931–40, 1949’da yayınlanan), eserleri nedeniyle Frank Holl’e benzetilmektedir. Ancak bu durum, sadece seçkin yaşlı erkeklerin portreleri için geçerlidir – daha genç erkek, kadın ve çocuk portreleri ve sıradan hayatın sahnelerini kapsayan eserleri genellikle çok parlak ve diridir.
Sanat Anlayışı
John Collier’ın sanatı, Viktorya dönemi akademik resminin güçlü bir temsilcisidir.
Neoklasik ve Pre-Raphaelite Etkiler: Collier, dönemin Pre-Raphaelite ressamlarından etkilenerek detaycı ve idealize edilmiş bir figür anlayışı benimsedi. Resimlerinde doğaya, insan anatomisine ve ışık kullanımına büyük önem verdi.
Mitolojik ve Tarihsel Temalar: Sanatçının eserleri genellikle Yunan ve Roma mitolojisi, tarihi olaylar ve Viktorya dönemi ahlak anlayışı üzerine kuruludur. Medea, Lady Godiva ve Lilith gibi mitolojik ve edebi karakterleri konu aldığı resimleri ünlüdür.
Portre Resmindeki Ustalık: Collier, dönemin en yetenekli portre ressamlarından biri olarak kabul edilir. İngiliz soylularını, bilim insanlarını ve sanatçıları gerçekçi bir üslupla resmetti. İfade ve psikolojik derinlik, portrelerinde önemli bir yer tutar.
Gerçekçilik ve Dramatik Işık Kullanımı: Resimlerinde doğal ışığı ve gölge oyunlarını ustalıkla kullanarak dramatik ve etkileyici sahneler yaratmıştır.
Kadın Figürlerinin Güçlü Temsili: Dönemin sanatçılarından farklı olarak, kadın figürlerini sadece zarif veya romantik bir şekilde değil, aynı zamanda güçlü ve etkileyici karakterler olarak resmetmiştir.